Mersin’de Alevi Örgütlerinden Suriye’deki Katliamlara Tepki
Lavc59.13.101
Mersin’de Alevi inanç grupları ve sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu “Suriye’deki Katliamlara Dur Platformu”, Kazanlı Mahallesi’nde düzenlenen etkinlikte, Suriye’de Heyet Tahrir el-Şam’ın (HTŞ) iktidarı ele geçirmesinin ardından azınlıklara yönelik saldırıların arttığını belirterek yaşananları kınadı.
“HTŞ’nin Katliamları Endişe Verici”
Mersin Kazanlı Mahallesi’nde gerçekleştirilen eyleme Alevi inanç önderleri, DEM Parti Mersin Milletvekilleri Ali Bozan ile Perihan Koca, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, siyasi parti ve sendika temsilcileri katıldı. Eylemde, “Suriye’de yaşanan insanlık dışı katliamı kınıyoruz” yazılı pankart açıldı.
Platform adına açıklama yapan Kemal Dama, Suriye’de yaşanan katliamların yalnızca Alevilere değil, tüm insanlığa yönelik bir suç olduğunu belirtti. Dama, “Bu süreç, Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir parçası. Suriye’de gerçekleşen katliam sadece Suriyelilere ya da Alevilere dönük değil, insanlığa karşı işlenen bir suçtur” dedi.
“Aleviler Kalıntı Değil, Bu Toprakların Sahibi”
Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, AKP’ye yakın bazı gazetecilerin, Suriye’deki Alevi katliamlarına uğrayanları “Esad artıkları” olarak nitelemesine sert tepki gösterdi.
“Aslan, “Aleviler hiçbir zaman yaşadıkları topraklarda kimsenin kalıntısı, kimsenin kırıntısı olmadı. Aleviler, Baas rejimi döneminde de mazlumdu Suriye’de. Biz, yaşadığımız her toprakta eşitliği, özgürlüğü ve laikliği savunduk. Ancak bugün Suriye’de Aleviler soykırıma uğruyor. AKP iktidarı ve uluslararası güçler, Suriye’yi Alevilerden temizlemek istiyor” ifadelerini kullandı.
“HTŞ Barbarlığı Devam Ediyor”
Eylemde, Mersinli Arap Aleviler adına hazırlanan bildiriyi Serdar Cengiz okudu. Cengiz, Suriye’de HTŞ’nin iktidarı ele geçirmesiyle birlikte Alevilere ve diğer azınlıklara yönelik saldırıların arttığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Son 15 gün içinde HTŞ, Alevi köylerine ve farklı inanç gruplarına vahşice katliamlar uygulamaktadır. Bu saldırılar sonucunda birçok masum sivil hayatını kaybetmiş, pek çoğu zorla yerinden edilmiş ve kaçırılarak akıbetleri belirsiz hale gelmiştir. HTŞ, emperyalist güçlerin desteğiyle bölgede etnik ve mezhepsel yapıyı değiştirmeyi hedeflemektedir.”
“İnsanlık Suçu İşleniyor”
Cengiz, cihatçı grupların ele geçirdiği bölgelerde farklı inanç gruplarına yönelik zorla din değiştirme, köleleştirme, infaz, kadınlara yönelik sistematik şiddet ve sürgün politikalarının sürdüğünü vurguladı.
“Bu suçların en bilinen örnekleri arasında geçmişte İdlib ve çevresindeki Alevi köylerine yapılan saldırılar, Ezidi kadınların köleleştirilmesi ve Hristiyan nüfusun zorla yerinden edilmesi bulunmaktadır. Son günlerde yoğunlaşan yeni saldırılar, HTŞ ve bağlı grupların cihat çağrıları eşliğinde katliamlarını sürdürmekte kararlı olduklarını göstermektedir.”
“Siviller Korunmalı, İnsani Yardım Koridoru Açılmalı”
Platform, uluslararası insan hakları örgütlerini ve yetkilileri harekete geçmeye çağırarak şu taleplerde bulundu:
-
Suriye’deki azınlıklara yönelik saldırılar derhal durdurulmalı.
-
Katliamların yaşandığı bölgelerde insani yardım koridorları açılmalı.
-
Kaçırılan sivillerin akıbeti açıklanmalı ve kurtarılmaları için uluslararası girişimler başlatılmalı.
-
Bu insanlık suçlarını işleyenler yargılanmalı ve hesap vermelidir.
Açıklamada, Suriye’nin tüm halklara ve inançlara saygılı, demokratik bir anayasa ile yönetilmesi gerektiği vurgulandı.
